İnsan topraktan yaratılmıştır. Bu hakikat öyle sırlarla doludur ki insan gafletinden göremez olmuştur. Ekmek de buğdaydan yapılır, fakat ekmek buğdaya benzer mi hiç. Tabi bizi düşündürmesi gereken toprağın maddesinden çok tabiatıdır. İnsan ne ekerse onu biçer sözü de bu manadan gelmektedir. İyilikler ve kötülükler tıpkı tohum gibidir. İnsansa toprak. Bir gün o kötülük ve iyilikler çıkar insandan, filizlenir. Bir iyilik zamanla yeşerir büyür ve meyve vermeye başlar.

Bir zaman olur ki sizde onun meyvelerinden faydalanırsınız yapmış olduğunuz o iyilikle karnınızı doyurur, şükreder durursunuz. Kötülük ise zehirli bir ağaç gibidir meyveleri ise ne karın doyurur ne de açlığı giderir sadece sahibini zehirler durur. Öyle ki bir çoğunu da Allah bağışlıyor ve bir çok iyilikte kötülüklere set olup onu kurutuyor. Bahçesinde her çeşit meyvesi olsun isteyen biri öncelikle iyilik tohumları ekmelidir ve kötü otları temizlemelidir ki bu iyilik filizlerine zarar vermesin. Sonra gün gelir bir cennet bahçeniz olur. Tabi cefasını çekmeden sefa sürülmez.

Nasıl ki tohumun büyümesi için bir zaman lazımsa bu iyilik ve kötülüklerin ortaya çıkması içinde zaman lazımdır. Zamandan kasıt belki insan hatasını veya kötülüğünü anlayıp Allah’a dönmesi içindir. Allah kimseye zulmetmez herkes kazandığını görür sadece. Bu dünya hayatı kimseyi yanıltmasın nasıl ki baharla yeşeren çiçekler kışla veda ediyorsa insan da veda edecektir elbet. Gerek dünyanın en zengini de olsa en fakiri de olsa sonuç herkes için aynıdır.

Önemli olan da sonuçtur zaten. İnsanlar dünyaya birbirleriyle mal, güç yarışı için değil hayır ve iyilik yarışı için gönderilmiştir. Bu dünyada kazanılan mal ve güç yine bu dünyada kalırken hayır ve iyilikler sizinle beraber edebiyete kadar uzanır. İnsan hangi ölçü de iyilik yapabilir derseniz bunun sınırı yoktur. Belki hiç paranız yoktur ama güzel söz söyleyecek diliniz vardır. Bedenen, Ruhen, maddi, manevi iyiliğin ölçüsü olmaz.

Herkes imkanı dahilinde iyilik yapmalıdır. Asıl önemlisi iyiliğin iyilik olması için Allah rızası için yapılmasıdır. Bir karşılık beklemeden ve iyilik yapılan kişinin başına kalkmadan yapılmalıdır. Nasıl kalkarsın ki eğer ki Allah için yapıyorsan. Ama bir menfaat gözeterek yapılan şeyler tıpkı balık tutmaya çalışan kişinin balığı yemle kandırmasına benzer ki hakikatte o oltaya balık degil balığı tutmaya çalışan kişi takılırda, farkında olmaz, şeytan onu o balıkla kandırır. O bu dünyada balığı yerken öteki tarafta cehenneme yem olabilir. O nedenle ne yaptığımıza dikkat etmemiz lazım.

İnsanın ruhu tıpkı bedeni gibi temizlenmeye ihtiyaç duyar. Ruh iyiliklerle temizlenir. İnsan nasıl banyo yapınca ferahlıyorsa ruhta iyiliklerle ferahlar. Üstelik Allah iyiliklerin mükafatını kat kat artırır. Ne mal, ne güç, ne de enerji yapılan bir iyilikle eksilmez aksine sizi daha da güçlendirir, kötülüklerden korur ve öteki dünyada cehennem alevlerine kalkan olur. Esasen bu iyiliklere de insanın, iyiliği yapan insanın ihtiyacı vardır. O zaman gelin hep beraber cennet bahçeleri yetiştirelim. Allah da yardımcımız olsun. Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Hoşça kalın! Sevgiyle kalın!